30 Kasım 2019 Cumartesi

devam

Aslında zeki bir insanım , çevremdeki insanlar yıllarca akıllı biri olduğumu söylediler. ama ben akıllı değil zeki biri olduğumu biliyorum. ÇAbuk öğrenir ,kavrar,analitik düşünebilirim. Mükemmel yalan söyler ,eylemlerimi ve söylemlerimi satranç oyunu gibi yönlendirebilirim. İnsanlarla aram hep iyi olmuştur , grup içinde her zaman lider pozisyonda oldum. Özelikle kadınlarla aram çok daha iyi. Aslında insan olarak tek yeteneğim bu sanırım eğer yetenek diye tabir edilebilirse. Her zaman karşı tarafı düşünen biri olduğum için hep kaybettim. Şimdi farkettim belki de kadınlarla aram bu nedenle iyidir. Neyse , en küçük durumdan en büyüğüne hep karşı tarafı düşüdüm.
             3 kardeşiz , 36 yaşında bir ablam 24 yaşında bir kız kardeşim var. Ablamdan başlayalım ,eşi 20 yıl önce küçük bir atelyede inşaat malzemeleri üretip iç piyasaya satış yaparken ,çabaları ve gerçek anlamda çalışkanlığı sayesinde bugün büyük bir şirket olarak güzel paralar kazanıyorlar. Ama sadece kendilerine hayırları var , benciller yani. Örneğin ben İstanbul doğumluyum okudum ,büyüdüm ,yaşadım. İstanbulda küçük bir elektrikçi dükkanında babamın işyerinde çocuk yaşta çırak olarak çalışmaya başladım. Lise dönemlerinde ingilizce öğrenmek istediğimi söyledim , hafta içi tüm gün şantiyede çalışıp ,hafta sonu cumartesi günü yarım günü çalışarak şantiyedeki çelik bidonlardan elimi yüzümü yıkayıp 25 km mesafeden bakırköydeki ingilizce kursuna gidiyordum. Pazar günü sabah yola çıkıp 12 de erken etütlere girip akşam 19:00 da çıkıyordum. 1 yıl boyunca hayatımda ne hafta içi ne hafta sonu kendime ayıracak zamanım olmadı. Öğrendiğim dil sayesinde ablamın eşine Çin deki bir iş bağlantısında yardımcı oldum. Güzel sonuçlar doğdu ama benim için değil. Ben o dönemlerde zaten para odaklı çalışmıyordum ,insanlara iyilik yapmak yeterli geliyordu. Gelip geçen yıllarda babam işyerini kapatmak zorunda kaldı. Yeni evlendiğim dönem olduğu için hemen işe girdim. THY de çalışmaya başladım. Yabancı dilim, görüntüm , diksiyonum gereği yolcu hizmetleri memuru olmam gerekirken , torpilim olmadığı için bagaj hizmetlerinde işe girdim. Yaklaşık 1,5 yıl uçak altında bagaj taşıdım. Kirada otururken yeni doğan kızım ve ev giderleri bir araya gelince maaşım yetmemeye başladı. Her gün mesaiye kalmaya başladım. Sabah 10:00 da yola çıkıp 12:00de iş başı yapıyor akşam 22:00 de iş bitiyor. Servisle eve gelmem 23:00 oluyordu. Bu şekilde aylarca çalıştım ama para yetmedi.Ailem Konya Ereğli'ye taşınmış ev yaptırmış orada yaşamaya başlamışlardı. Bende eşimi ikna edip Ereğli'ye yerleştim. İşte tam olarak bu dönemde ablamın eşi beni göndermeyebilir ,iş teklifi sunabilirdi. Ben çalışkan biriyimdir , çalıştığım her işe sahip çıkar bir yapım var. Bu da yanlışmış ilerde anladım. Ereğli de çalışmaya başladım standartın biraz üstü bir maaşla kirada oturuyordum. 2 yıl sonra küçük kız kardeşim evlilik kararı aldığını duyurdu.
           Kız kardeşimi sevdiğim için ailede tek başıma onun yanında durdum. Çalıştığım dönemde defalarca İstanbul'a gidip geldim. Aile tanışmalarında ortak nokta bulmaya çabaladım , üzülmesinler herkes hzuurlu hissetsin diye elimden geleni yaptım. Nihayetinde sözlendiler. Kardeşimin eşi çalışmak istemediğini işyeri açmak istediğini ama yabancı uyruklu olduğu için bu konuda desteğe ihtiyacı olduğunu söyledi. Ben de kız kardeşim için (yine iyi empati tarafım) benim üzerime açın dedim. İşyeri açıldı ,krediler çekildi ,ruhsatlar alındı. Çalışmaya başladılar. Babam ve ablamın eşi senin adına açılmış işyeri tüm risk senin üzerinde bunlar iş yapıyor para kazanıyorlar , söyle sana da aylık ödeme yapsınlar diye defalarca söylediler. Ben ihtiyacım olmasına rağmen istemedim, teklif edende olmadı. İlerleyen zamanlarda sektör değiştirerek tek bir ürün üzerinde ithalat yapıp yurtiçinde satış yapmaya başladılar. Başladılar dediğim 3 ortak olarak çalışıyorlardı. Bana da teklif sundular sana ürün vererlim sende anadoluda sat diye. düşündüm aklıma yattı. İstanbula gidip görüşme yaptım sözlü olarak tabi. Bana 45 TL fiyat verdi kardeşimin eşi ,ona A diyelim. A bana teklifi verdi ende ereğliye döndüm. hesaplarımı yaptım güvendiğim bir arkadaşıma bahsettim birlikte yapabileceğimizi söyledim. İstifa ederek işten ayrıldım (evet gerizekalı yankılarını duyuyorum) araç kiralayarak arkadaşım R ile İstanbul'a gittik. Bize söz verdikleri günden 4 gün gecikme yaşattılar dolaysıyla bizim masraflarımız bir hayli arttı. Araç kirası otel yemek asrafları gibi. Ürünlerin paketlemesinde 1 gece boyu sabaha kadar yardımcı olduk. Ertesi gün ürünleri yükledik ve bana fiyatların değiştiğini söylediler. :)) evet şaka gibi. Bize verdikleri ürün 50 TL ye yükseltildi. Hala iyi niyet çerçevesinde ürünleri alıp ereğliye döndük. Eve çıkarıp depoladım. Araç almak için peşinatım işyerinden aldığım güven tazminatı idi. Ancak eşim ve çocuklarım o dinemde ailesini yurtdışına ziyarete gitmişlerdi. Dönüş uçak biletinde sorun çıkınca uçağı kaçırdılar ve aynı güne yeni bilet almak zorunda kaldım. Vize problemleri nedeniyle (uzun hikaye). Aldığım güven tazminatı 12000TL idi. Aynı güne 3 adet uçak biletini 11000 TL ye almak zorunda kaldım. Mecburen kredi çekerek araç almak zorunda kaldım. Hiç param yoktu , ancak elimde ürün vardı ve satacağıma inanmıştım. 27500 Tl kredi çekerek bir doblo araba aldım kendime. Arkasına mal yükleyerek şehir şehir gezmeye başladım. İyi kötü satışlar oldu. Benim A dan aldığım ürün normal anlaşmada 56250TL tutuyordu. Değişen anlaşmaya göre rakam 62500TL ye yükseldi ,İstabul masrafı da üzerine eklenince rakam 66000TL ye çıktı. İlk haftalarda yaptığım tüm satışların ödemelerini firmaya gönderdim , bu esnada kendi masraflarımı kalan az miktardaki paramdan tolere etmeye çalışıyordum. Kısa keseyim iş anlaşmasını bitirmem için bana neredeyse hergün mobing uygulamaya başladılar. Bende en sonunda dayanamayarak iş anlaşmasını bitirmeye karar verdim. 1,5 aylık bir sürede firmaya 44540 TL ödeme yaptım, kalan borcum 17960 TL idi. Elimde kalan ürünler ve mevcut portföyü kendilerine devretmeyi teklif ettim. Bu hesaba göre hem yeni aldığım arabamın 5 taksitini ödeyebiliyordum , hem de yeni iş aramam için bana zaman kalıyordu. A bana bir teklif sundu , arabaya ihtiyacı olduğunu benim arabamı almak istediğini söyledi. Bende kredi masrafları ,ilk 2 taksitini ve sigorta parasını ödediğimi söyleyip ama bunlar sorun değil sen kalan taksitleri devam ettir öde senin olsun dedim. (yine iyilik aptallığım). Bu şekilde anlaştık. Elimdeki ürünleri hazırlayarak aracın arkasına koydum , gece geldiler aracı ve ürünleri teslim ettim. Akabinde iş aramaya başladım ,bu süreçte yeni bir iş buldum . Bir bisküvi fabrikasında dış ticaret satış operasyon üzerine. Mutluydum çünkü kısa sürede herşey yoluna girecekti..... Ancak..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder